3 Ocak 2011 Pazartesi

Dancing Barefoot...

Gençliğim 60'ların sonuna dek gelseydi, şüphesiz hippi kuşağının kıdemli bir üyesi olurdum. 20'li yaşlardan beri woodstock ruhu kadar sevdiğim başka bir şey daha yoktur. 18 yaşında Boğaziçi Üniversitesi'ne geldiğimde timberland giyip solaryuma giren lise yıllarından kalan erkek arkadaşımı terketmem iki üç ay sürmüştü, nedeni yırtık kot giyiyor olmamdan nefret etmesiydi. O yıllarda sadece tek bir ikinci el kıyafet satan dükkan vardı; Ortaköy'de Kabataş Erkek Lisesi'ne gelmeden önce gizlenmiş girişi olan bir dükkanda çoğunlukla yabancıların bıraktıkları ikinci el giysiler dezenfekte edilip satılırdı, bilen bilir; henüz Türkiye'de yaygınlaşmamış tarzda farklı moda akımlarının giysilerini bulmak mümkün bir yerdi. Genellikle en nadide kıyafetlerimi oradan alırdım; Boğaziçi Üniversitesi'nin Orta Kantin önü demir merdivenlerinde saçlarım ince ince örülmüş, yuvarlak gözlüklerim, hardal rengi kolları deri kaplı ceketim, uzun kırmızı hırka ve çiçekli eteğim ile çekilmiş fotoğrafım halen duruyor ise bir scan edip buraya koyarım.

Zamanımın çoğunu Taşoda'da şimdinin bana göre halen kral rockçıları ile geçirirdim. Mavi Topluluk ismindeki Choral Rock yapan bir grupta Yes, Crosby Stills Nash&Young, Queen şarkıları söylerken bize bir dönem Cengiz Baysal eşlik etmişti, Serdar Öztop'un gitar çaldığı, Murat Ertel (Zen) ile jam session'larla dolu yıllardı. Şaşırabilirsiniz; Ömür Gedik de grupta sopranoydu.

Epey bir Rock'n Roll yaşadım. Şimdi bir çoklarınızın ismini duymadığı, ya da duyduğu ve tarih olmuş, halen sevdiğimiz, sahnede olan pek çok müzisyen Boğaziçi yıllarında birlikte vakit geçirdiğim insanlardı. Mavi Sakal'ın besteleri henüz çok yeniyken duyma şansımız olmuştur. Yıllar süren Boğaziçi hayatımda bir kez bile "sosyete kantini"ne girmedim. Beni arayanlar ya Orta Kantin demir merdivenlerinde ya da Müzik klübü odasında bulabilirlerdi. Enteresan olan tüm bu rock'n roll ruhu içinde siyah bogazlı kazaklarım, yırtık kotlarım ve ortadan ayrılmış sarı saçlarımla kampusun yaramaz çocuklarıyla birlikte Hisar'da sabahlarken dahi, bir tek sigara bile tüttürmeyen ve tek bir bira içmek bile içinden gelmeyen bir bünyeye sahip olmamdır.

Zamanla büyüyünce geriye kalan  ortadan ayrık saçlarım ve yuvarlak gözlüklerim olsa da artık yırtık pantolonla gezmenin çok uzaklarda kaldığı günlerde karşıma içimi bir hoş eden kitap çıktı. Patti Smith'den Just Kids; Çoluk Çocuk diye Türkçe'ye çevrilip yayınlanan kitap Beat kuşağına hayranlığımı ve ruhumun tozlanmış köşelerindeki rock'n roll hissini yeniden yüzeye çıkardı. Kitabı coşkuyla okuyorum.  Patti Smith bir zamanlar dancing barefoot şarkısını gözlerim yaşararak söylediğim kişi.

Buyrun sizin için Dancing Barefoot burada..




Kitap, Patti Smith ile Robert Mapplethorpe arasındaki eşsiz aşkı ve koşulsuz ilişkiyi, o kuşağın damarından bir yerden seslendirerek Patti Smith tarafından yazılmış. Amerika'nın orta altı sınıf iki ailesinden çıkıp sanatçı olmak için NY'a adım atan iki genç insanın yaşam öyküsü olan kitap şiir, rock'n roll, cinsellik ve politik dünyaların iç içe geçtiği dönemi olağanüstü bir dille ve tüm gerçekliği ile anlatıyor. Sanatçı olma isteği ve azminin nasıl bir şey olduğunu, yokluğu, isyanı ve iki insanın birbirlerine ve kendilerine olan yolculuklarını okuyacağınız kitabı çok sevdim. Önce kitabı okuyun, sonra Robert Mapplethorpe'nin Galeri Nev'deki sergisini gezin derim.

Şimdi Yes'ten en sevdiğim şarkılardan biri olan Paralles'i sizin için de dinleyeyim. Sözleri şahanedir;

When you've tried most everything and nothing's taking you higher
When you've come to realise, you've been playing with fire
Hear me when I say to you, it's really down to your heart

It's the beginning of a new love in sight
You've got the way to make it all happen
Set it spinning turning roundabout
Create a new dimension
When we are winning we can stop and shout
Making love towards perfection


Bu Patti Smith'in en sevdiğim fotoğraflarından..
Siyah boğazlı kazak kuşağındanım ben. Çok severim...










2 yorum:

Nehire dedi ki...

Geçmişe bir yolculuk yaptım,kitabı almalıyım,teşekkürler Ağustos Büyücüsü,sevgiyle kal...

Ağustos Büyücüsü dedi ki...

Size de sevgiler. Kitap gerçekten güzel. Sobrasında Youtube'dan bulduğum Patti Smith videoları filan babaşka geliyor.. Mutlu yıllar!