13 Şubat 2011 Pazar

Ice Ice Beybi..

İki gönül bir olunca samanlıkların seyran olmayacağına inandığım yerlerden biri Ice Hotel. İsveç'te biliyorsunuz. Her yeri buzdan yapılan bir yatakta koyun postunda aşkın ateşi işe mi yarar? Acaba yatağa buz yalama obsesyonuyla baş edemediği için dili yapışan var mıdır? Gece buz yatağın üzerinde serili posttan çıkan ayak sabaha kesilir mi? İnsanoğlu cidden kafayı yemiş bir tür. Almayayım, alanlara da engel olmayayım. Yazıya böyle anlamsız bir noktadan bağlandık, olsun. Yine de buyrun;


       Komik bir insan olmak, gözümdeki en anlamlı meziyetlerden biridir. İyi olmak, vefalı olmak, değer bilir olmak, dürüst olmak gibi bilinen tüm iyi insani özelliklerin yanı sıra, komik olmak çok değerli bir insani değerdir, insan aslında eninde sonunda kimin yanında en çok gülümsediğini anımsar biliyor musunuz? Hepimiz bir gün yaşlanınca kırmızı topuklu ayakkabılardan, panter postu bikinilerden, jan janlı gömleklerden, afili saçlardan geriye bir şey kalmayınca birlikte gülebildiğimiz, sırtına kupa çektiğimiz, gece yattığımızda biz istemeden susadığımızı düşünüp baş ucumuza bir bardak su getiren insanların değeri sonsuz olacak. O noktada birbirini güldürebilmesi önemli olacak insanın. İnsanın birbirini güldürebilmesi şimdi de önemli, o zaman da değeri paha biçilmez olacak.

Bazı insanlar komik olduklarını belli etmeden komiktirler. İnce bir sakarlıkları ya da bütün cool tavırlarının yanından, köşesinden kendi istedikleri zaman çıkan ince zekalı bir komiklikleri vardır.

-Beni sevdiğini hiç göstermiyorsun
-Ben gösterge yapmam, okey dışarı yaparım

der, öyle kalırsınız mesela. Üç gün gülersiniz..

Komik insan deyince, babaannemi anımsarım. Bu yazıda bundan sonra babane olarak anılacak şahsiyet tüm çocukluğumuzu ve ilk gençliğimizin en komik insanı olarak genlerimde yazılı gülümsemedir. Rumeli göçmeniydi kendisi, banyodan sonra saçlarını ince ince örerdi. Babane dedem seni hiç öptü mü? diye sorduğumuzda "terbiyesizler! Dedeniz çok saygıdeğer biriydi, yapmazdı öyle şeyler!" deyip bastonuyla hepimizi kovalardı. En kral hikayelerinden biri rahmetli dedemin vefatına dair olanıdır;

-Dedeniz çok iyi bir insandı. Öleceğini önceden bildiği için gidip tüm köyle helalleşti geldi. Tamam ben gidiyorum dedi, yattı öldü. İşte biz başında ağlıyoruz, ah vah ediyoruz, birden gözünü açtı. Dedi ki; bilmem kim kaldı helalleşmedim onunla vedalaşıp geliyim. Gitti, onunla da helalleşti, geldi öldü. Sonra biz ağlarken kapı çalındı. Kapıyı açtım, karşımnda bir dudağı yerde bir dudağı gökte bir zenci. Gelen kimmiş dersiniz?
-Kimmiş babane? ( biz tırsmış torunlar)
-Tabi ki azrail. Dedenizi sordu. Gitti dedik. Peki o zaman deyip gitti...

Ondan sonra hepimizde azrail araptır saplantısı başla sen, Stevie Wonder'ı belki bu yüzden asla sevemedim. ya da genelde part time lover fikri bana ters ondan.

Ramazanda Kadir gecesi diye bir şey var, o gece gökler açılır cennet görünür. Bunu bu bedendeki gözüyle gören kesin ölünce cennetliktir diyen babanem, uyumayalım sabaha kadar deyip siyah gökyüzüne baktığımız geceler kafamıza salladığı terlikle bize yıldızları saydıran şahane bir insandı. Nedense bu akşam kendisini andım. Bana "komik bir kadınsın" denmesindeki asıl izler ona aittir.

Hayatınız gülerek geçsin.

0 yorum: