3 Şubat 2011 Perşembe

Sayıklamalar..

Çalışıyorum yorgunum, Yoga yapıyorum haftanın beş günü, yorgun değilim. Günler birbirine girdi, sıkkın değilim. Arabam oldu, hiç kullanmıyorum ama yangın söndürücü aldım bir tane. Aylardır ilk defa pizza yedim, çarpıntı yaptı. İkinci köprüden geçtim, ışıklandırmaları sevdim, israf diye sinirlendim. İşe git eve gelmeden Yoga Academy'ye git eve gel çalış ve yat tempoma alışanlar var, alışamayanlar var. Yarın İzmir'e gidiyor olduğumu annemden öğrendim, tarihleri karıştırmışım. Nasıl yani? dedim, hemen THY sayfasına girdim. Uçaktan inicem Balçova Termal'e gidicem, Yoga yapıcam Akif Hoca da İzmir'de. Sonra gece eve gidicem yeğen sevicem. Pazartesi Pegasus'a binicem Sabiha Gökçen'e inicem, en güzeli. Bu yıl ehliyeti olup araba kullamayanlar moda. Modayım modayız moda mısınız? İphone 4'üm var, çok savruk da bir yapım var. En son Tanrı Nedir ve Neden kitabını da edit ettim, bitti. Alın okuyun dünya kaç bucak görün, evrene açılın. Evren kaç bucak onu da görün. Yoga dersi verirken kendimden geçiyorum, zamanı unutuyorum. Orjinalmarka.com'dan ayakkabı aldım, beğenmedim geri verdim. Sevmek insanın gördüğü her şeyi sevdiğine alma hissiyatıdır aynı zamanda. Diş ipliği çok kritik bir şey bu gün bunu da anladım. Bu gün gündüz gittiğim kuafördeki sevdiğim manikürcü arkadaşım bana evlenmek üzere olduğu kişiyle arasındaki bazı sorunları anlattı, evlenme sen kurbanlık koyun musun dedim, pişman oldum, demiş bulundum. Üzüldü, üzüldüm. kendime kızdım suskunlaştım. Annem arayana kadar. Annem aradı, telefonda konuşurken farkında olmadan dört tane mercimek köftesini yemişim, halbuki yanımdaki arkadaşıma sen ye ben yemiycem demiştim. Çiğ beslenmede kilo vermiştim geri verdim kendime o kiloları. Lapa lapa kar yağdığında Fenerbahçe parkında kara yatışımız aklıma geldi, kar özledim. Karda Etiler'deki evde mahsur kalışımız aklıma geldi, yıl 2003, Etiler'deki evi özledim. Mavi dolapları vardı. Çok güzel günler yaşanmış bir evdir orası. Benim çok güzel günler yaşadığım evlerim vardır, içinde sevdiği olunca insanın insan evinde güzel günler yaşar. Bazen bayar, ama genelde güzel günlerdir  geçen günler.Baymak insana dairdir, korkmayın, bayın. Hiçbir şeyden korkmam ben, kaybetmekten korkmam, kaybolmaktan korkmam, terketmekten korkmam, terkedilmekten korkmam. Eskiden korkardim, o zaman çok gençtim ve sevgilim ingiltere'de metroda telefonunu açmazsa burnundan getiren kötü bi sevgiliydim. Sonra bi ferahlama oldu, güvenmek mi desem, bilmek mi, saldım. Salmak da iyi bir his verir, özgürlüktür, neşelidir. Zaten salın, salına salına gezip size gelen sizin olsun, gelmeyen istediği gibi olsun. Hayat kısa, birbirimizin hayatını iyileştirmek için varız. Hayat boyu seveceğim biri var, bu güzel bir his. Hayat boyu seveceğim çok insan var, yalnızlık imkansız bu da bazen sıkıcı bir his. İnanmazsınız, ben de arada yalnız kalmayı özlerim, yeni çıktı bu, bir yıldır filan var. Çığır açtım o derece. Az tanışıklıklarla geyik durumuna girmeyi hiç sevmem, eskiden herkesle geyik yapmayı severdim, şimdi az olsun öz olsun arada geyik de olsun. Yüzeysel ilişkilerden nefret ederim. Nefret etmem aslında çünkü nefret nedir bilmem ben. Hayatta kimseden nefret etmedim, öyle bir hissim yok. 18'inde bursaya gidiyorum Gettoya gidemiyorum, Getto asker ugurlama yeridir, biraz sinir olursun, askerlik bekleyen için de kahredici bir süreçtir, ama ses düzeni iyidir. Şu an giydigim mor çorabın burnu kaçmış ve parmağım dışarıya dogru cıkıverirken rahatsızım, üstüne botumu giyip çıkıp ders vermeye gidicem, hava soğuk. Gözlüklerim gözümde değil, lens takamıyorum göz kuruluğu var bende. Top Shop'tan kendime kuşlu yüzük aldım, çok güzel. Şimdi siz bunu okurken zannediyor musunuz ki herşey aynı. Değil. Çünkü ders verdim geldim. Kuşlu yüzük öncesi ara vermiştim yazmaya. Ders çok güzel geçti. Sınıf horul horul uyudu. Ben uyumadım. Zaten eğitmen uyumaz. Sınıftaki öğrencilerden birine ben karmik bir hastalıktan filan ölmeyeceğim dedim, beni korkutmayın dedi. Korkma işte sen de ölmeyeceksin dedim. İyice korktu. Kişniş şekeri vardı ortada onu yedik. Kişniş çok severim. Şimdi banyo yapıcam, nasıl üşeniyorum anlatamam. Siz bunu okuyun ben de başımı bilgisayardan çevirip hayata döneyim biraz. Aklıma sürekli Yıldırım Gürses geliyor, hayırdır inşallah. Şimdilik bu kadar.

1 yorum:

Mathy dedi ki...

"bir liseli kız vardı, ince ...(hatırlamıyorum), duygulu. yüreği öyle sıcak"şarkısı senin için geliyore, içimden geldi.

bende anne evinde tatildeyim, canım mercimek köftesi çekti okuyunca annemden isteyeyim bari, o da soruyordu istediğin bişey var mı diye..