2011'in 22 Ağustosunda ise tarihe geçecek bir ilk daha gerçekleşecek; yürürlüğe girecek 'İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar' hükümlerine göre kullanıcılar BTK'nın keyfi olarak belirlediği 4 internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacaklar.
Vatana millete hayırlı olsun.
Hemen blogumun değerlendirmesini de yaptım, blogumla 360 derece bir değerlendirme toplantısına giriştim. Dedim ki Ağustos Büyücüsü saçması kendine aynada bir bak. Sen nesin, kimsin sen. Kendini bana kısaca anlatır mısın dedim. Maksat filtre seçiminde doğru noktayı tutturmak. Bilmem lazım, aile paketine mi, standart paketi mi, öğrenci paketine mi yoksa yurtiçi pakete mi dahil olacak kendisi. Biraz kişiliksiz cevaplar verdiğini itiraf etmeliyim. Böyle "aile paketine girer bu" diyeceğim biçimde çocukluk yazıları bir şeyler, "öğrenci paketine girer bu" da diyebileceğin sanatsal gönderimler, "yok kesin yurt içisin" diyebileceğim seyahatlardan filan söz eden seçmeler, her standart pakette bulunması gereken sayıklamalar filan..
İsmi desen hepten saçma; Ağustos Büyücüsü. Doğduğum aydan soğuttun beni sansür yasası. Ayrıca yeri gelmişken belirtmeliyim ki lanet olsun içimdeki insan sevgisine. Konuya uyumsuz gibi durduğuna bakmayın. Anlamlı bir cümle. Belirli bir şifre içeriyor. En büyüğün sağındaki doğru cevap.
Sola bakmayı tercih edenler, hah hah ha, eliniz boş kaldı sanırım.
Neyse.
Blogum hiçbir filtreye oturan özellikleri tam taşımıyor olmalı. Zaten blogspot kapandığında baya bir acı çekmiş, acımızı gerek dns ayarlı isyan gerek vakur bir suskunlukla yaşamıştık. Ama şimdi gerçekten bazı şeylerin ucu görünmeye başladı; tünelde ışık hızıyla gidiyoruz, görünen göz kamaştırıcı bir ışık filan da değil. Betona toslamak üzereyiz. Birileri bizi uyandırsın diye beklemeden çalar saatin epeydir çaldığını farkedip butona hızla basmak lazım.
Noluyor ya noluyor?? Pretipink'in de dediği gibi "ulan parasını kendi maaşımdan ödediğim internetteki erişimimin neye açık olduğuna benim için başkaları mı karar verecek?" Devlet benim için daha nelere karar verecek?
Olan biteni umursamayan, ülkenin japonya depreminde tsunami sonrası uçurumlardan sürüklenen dev translatlantikler gibi "yok lan oha" diyeceğiniz biçimde bir yerlere sürüklendiği bu günlerde herkes farmville oynamaya devam ederken birileri artık kafamızın içine kadar uzatıyor elini.
Öyle de bir kötü dönemdeyiz ki, uyanmak şöyle dursun, milletin çoğunun direk uyutulduğu zamanlar. Uyumaya dünden razı kalabalık, kraliyet düğününde Kate'in gelinlik modeli ile evlenmenin, Kraliçe'nin mal varlığının hayalini kuradursun, birileri burada ince ince uzaklaştırıyor sizi özgürlüklerinizden, özgürce yaşamaktan.
1 Mayıs yeni geçti. Bu fotoğraf içinden taşan duyguyla halen bir çokları için çok şey ifade ediyor.
"Biraz umut yaşıyor hala içimde, daha fazlası gerekiyor" demişti Doğan, uzun zaman önce, Astrotanrı'da..
Ama "daha fazlası gerekiyor". Şahane bir şarkıdır...
Bu arada Redd'in Masal videosunu da izleyin tavsiye ederim. Cesaretli bir iş, tam da kendilerinden beklenen bir iş. Redd'in resmi web sayfasından ulaşabilirsiniz.
22 Ağustos'a kadar buralardayız. Sonrasında kim öle kim kala.
Hayırlı akşamlar ( ön hazırlık)
Pinar
ps.pretipink@eksisozluk
![]() |
| by G.D-instagram photos |

0 yorum:
Yorum Gönder