18 Aralık 2017 Pazartesi

Ayna ayna söyle bana..


Eski bir özdeyişte söylendiği gibi; Eğer hep her zaman yaptığını yapmayı sürdürürsen, daima her zaman aldığını alırsın.
O zaman hayattan aldıklarınıza bakın. 
Hayat size neler verdi? Neleri vermedi? Hayatın vermediğini düşündüğünüz çoğu şey aslında sizin olmasına izin vermedikleriniz de olabilir. Sizin vermedikleriniz de olabilir. 
Gerekiyorsa her zamanki gibi olmamaya cesaret edin. Değişmek için görebilmek gerek, görebilmek için ise cesaret. Önce kendinizi görün. 
Her zamanki gibi olmamaya cesaret edebilmenin yolu bana göre önce farkındalıktan geçer; farkındalığı sağlayan ise bazen bir aynadır. Aynalar başka başkadır. 
Siz uzaklardaki manzarayı izlemek için ısrar ederken size ayna çeviren biri varsa; bu çok sevimsiz bir durumdur elbet, ama aynaya bakma cesaretiniz yoksa, karşıdaki dağa tırmanma cesaretiniz de yoktur. Dağları hep uzaktan izlersiniz. 

Ben süslü yılbaşı ağaçlarını, ışıkları, yılbaşı süslerini hep çok severim. Bir de havai fişek. Yazın, boğazda bir düğün dernek olsa, bir özel gün kutlama olsa, bir yerde havai fişek atılsa da izlesem diye çok beklerim. Yaz gecelerinde boğazda atılan bütün havai fişekleri görebileceğim bir noktada durursam eğer,  işte o zaman ışıklı renklerin geceye dağılması üstüne nice öyküler yazabilirim.
Yeni yılda hep sevinirim,ama yeni yılın gelişi bir gözden geçiriş de gerektirir benim için. Her yeni yılda mutlaka geçen yılı düşünürüm. Kendimi, yaşadıklarımı, sevindiklerimi, mutlu ve mutsuz anlarımı gözden geçiririm. Bunlarda payı olanları düşünürüm. Bunlarda kendi payımı düşünürüm. 
Her yıl yeni bir şey getirsin çok isterim, hayattan aldıklarıma bakayım, memnun olmadığım şeyler varsa, o zaman her zaman yaptıklarımı yapmayayım. Hep olduğum gibi olmayayım. Verdiklerim değişsin ki aldıklarım da değişsin.
Mutlu olduğum şeyler varsa onları bırakmayayım, avucumda bir kuşmuşlar gibi koruyayım, mutlu olduğum şeyleri sıradanlaştırmayayım ki, mutlu olmaya gelecek yıl da devam edeyim onlarla birlikte. 
Mesela yoga matım, yılbaşında onu da süslemeyi düşünüyorum:)
Yeni yıl hepimize çok güzel şeyler getirsin dilerim. Yeni yıl size iyi gelmeyen şeyleri geride bıraktırsın, iyi gelen şeyleri havai fişek gibi göklerde yanıp sönen yıldızlara çevirsin, geceleriniz yıldızlı gökyüzünün altında sükunet ve huzurla geçsin.
 Geçen bir akşam Zorlu’ya uğradım da basmışlar ışığı, vermişler coşkuyu, bu ağaç da oradan. Çok güzel bir ağaç, elektrik israfını filan düşünen tarafım olmasa, ağaç harika. Ben ışıklı ağaç, top şeklinde renki süsleri çok severim. Bazen farkedilmeyecek bir noktaya gizli gizli yılbaşı süsü asmışlığım vardır; sırf ben görsem yeter. Bana kalsa her yılbaşı evin kapısına ışıklı süsler takmaya başlar, içeriye ışıklı yıldızlar asar, balkona hırsız gibi tırmanan noel baba balonunu mutlaka dışarıya sallandırırdım.
Fakat hayallerin miami gerçeklerin sirkeci olduğu şu dünyada, noel baba bıçaklayan bir ülkede yaşıyoruz nihayetinde. Yılbaşı ruhu deyince hiçbir şey anlamayanlar, çocukken pamuk ve israil tutkalıyla cama hoşgeldin 1981 yazmamış olanlardır mesela. Bizde yılbaşı ruhu hep tam. 

Şimdiden iyi yıllar canlarım! Şunun şurasında ne kaldı?

Yeni yılda aynalayanlarınız çok olsun, onları sevin.

Havai fişekleriniz bol olsun, en azından içinizde!

I wish you a merry xmasss I wish you a merry xmasss and happy new yeaarr !

Pinar

Hiç yorum yok: